Salı, Aralık 13, 2005

Ürün stratejisi yenir mi?


E-kolay.net'in geçtiğimiz hafta duyurusunu yaptığı Minicom, maddi gücü bilgisayar satın almaya yetmeyen geniş kitleleri hedefleyen bir ürün. AMD Geode işlemcili bir anakarta entegre DDR bellek, ses aygıtları, dört adet USB çıkışı, monitör ve klavye çıkışı ile küçük bir sistemi içeren bir internet aygıtı...

Minicom'u 24 ay boyunca 16,99 YTL +KDV'lik ödemelerle alabileceğiniz gibi, dilerseniz yukardaki resimde görülen 15 inçlik LCD monitörle birlikte 24 ay boyunca 29,99 YTL +KDV ödeyerek de sahip olabilirsiniz. Bu ödemeler süresince e-kolay.net'den ücretsiz internet erişimi sağlandığını da bir kenara not edelim.

(...)

Şimdi bir soluk alalım...

Gelir düzeyinin düşük olduğu pazarlara yönelik bu tür "kompakt" ürünlerin çıkması, "doğru ve yerinde" bir ürün stratejisidir. Burada belirleyici iki faktör vardır: Pazara sunulan ürünün "pahalı rakiplerini" ikâme edip edemeyeceği yani rakip bilgisayarların "işlevlerini taşıyıp taşımadığı" ve ürünün tüketiciye olan maliyeti...

Şimdi bu iki temel faktör ışığında, Minicom'u inceleyelim.

Minicom'un web sitesinde, bu sistem ile "internete bağlanıp, oyun oynayabileceğiniz, film ve video oynayabileceğiniz" anlatılıyor. Minicom'un sitesinde yazılanları okuyunca insanın aklına ünlü Bektaşi fıkrası gelmiyor değil:
Bektaşi'nin biri hocaya gitmiş:
- Hoca bak, Kuran'da açık açık yazıyor: "Namaz kılmayın!"
Hoca köpürmüş:
- Nerede yazıyor, göster bakayım!
Bektaşi almış eline Kuran'ı, Nisa suresinin olduğu sayfayı açmış ve göstermiş hocaya ayeti!
Hoca şaşırmış elbet... Biraz dikkatli bakmış ayete:
- İyi de bunun başında "sarhoşken" var! Burada "Sarhoşken namaz kılmayın" diyor!
Bektaşi arkasına yaslanmış:
- Valla ben o kadarını bilmem!

E-kolay.net'in davranışı da bundan farklı değil. Bir kere bu bilgisayarın işletim sistemi Windows CE 4.2! Bırakın Civilization ya da Solitaire gibi bir oyunu, masaüstü sistemler için tasarlanmış hiçbir yazılımı -CE için compile etmediğiniz sürece- bu sistemde çalıştıramazsınız! Varsayalım ki compile ettiniz, peki neyle yükleyeceksiniz? Dikkat edin, sistemde ne bir CD ne de bir DVD okuyucu var!

CD ve DVD sürücünün olmadığı bir sistemde, dolayısıyla işin "film ve video oynatma" ayağı da biraz havada kalıyor :)... Hadi bir şekilde sisteme bir CD okuyucu bağladığınızı farzedelim, aslında avuçiçi bilgisayarlar için tasarlanan bu işletim sisteminin hangi "video encoding"lerini destekleyeceği de belli değil!

İnternette sörf yapma kısmına gelince. İşin en komik kısmı da burada, çünkü Minicom hakkında bilgi verilirken, 24 ay boyunca ücretsiz sağlanacak internet bağlantısının "dial-up" olduğu ilanlarda "özellikle" söylenmiyor.

Monitörsüz, CD sürücüsüz, Windows CE işletim sistemli ve internet bağlantısının "saniyesi parayla" olan bir sistem? Herhalde "sudan ucuz" olsa gerek! Gerçekten de öyle mi?

Ayda 16.99 YTL'lik 24 taksitte satın alacağınız bu sistem, KDV dahil toplamda 517 YTL'ye geliyor. Yanına bir de 15 inçlik LCD monitör eklemeyi isterseniz, maliyet bir anda 914 YTL'ye yükseliyor! Bir başka deyişle; DVD yazıcılı, 3 GHz işlemcili, 17 inç monitörlü, hatta Nvidia 3D ekran kartlı bir bilgisayar fiyatına :)...

Allah, e-kolay.net'e ve bu firmanın pazarlama stratejisi sorumlusu Marjinal'e "akıl fikir" versin, gayrı ne diyelim?

(...)

Tabii, Allah'a yönelmeden önce bu muhteşem ikiliye başka bir şeyi daha öğretmeliyiz: Linux'u!

Karşımızdaki sorun, "sadece ve sadece", doğru donanımsal tercihler üzerine yanlış yazılım platformunun konmasından ibarettir. Minicom'un asıl beyni olan AMD Geode GX DB 533 anakartı, teknik özellik listesinden de görüleceği üzere, 2.4 kernele sahip tüm Linux dağıtımlarını destekliyor. Bir Linux dağıtımı ile Windows CE platformunun yetersizliklerinden kurtulmakla kalmaz, her türlü donanım üzerinde çalışabilen, çok daha ucuz sistemlere sahip olabilirlerdi...

Örnek mi? Sempron 2600+ işlemcili, CD sürücülü, 100 Mbit ethernet kartlı ve Xandros 3.0 yüklü bu "masaüstü bilgisayarı" sadece 299 dolar! Yok, bu da pahalı diyorsanız size 100 dolarlık olanlardan verelim...

12 yorum:

Mehmet Doğan dedi ki...

Hay agzina saglik :) Ne zaman akillanacak pazarlama ve urun yonetimi yapan kisiler Dogan Online'da. e-Kolay sitesinden hepsiburada.com'a kadar bircok online sistem, ilerideki inovasyonun onunu kesiyor bu tip tam olarak dusunulmemis urunler ile.

Serdar Güler dedi ki...

verdiğiniz 299$'lık bilgisayar linkine girip "custmize it" dediğiniz zaman fiyatın içine monitörün dahil olmadığını görüyorsunuz. sitenin çakallığı sanırım bu, çünkü fotoğrafta arkada babalar gibi LCD monitör görünüyor.

ankara'da mavi bilgisayar geçen yaz "900$'a laptop" kampanyası adı altında linux yüklü laptop satmıştı. kampanya tutmuştu bayağı. ama loptopları alanların hemen hepsinin ilk işi gidip maltepe pazarından 2-3 ytl'ye aldıkları windows cd'lerinden windows yüklemek olmuştu.

halkımıza linux'u öğretmek lazım demişsiniz ya, öğretebilmek için öncelikle korsan yazılımı önlemek lazım sanırım. yoksa 2-3 hadi bilemedin 5 ytl'ye devam ettirdikleri eski alışksnlıklarından vazgeçmek istemeyecekler ve widows'un neden bu kadar dandik bir şey olduğunu ona microsoft'un istediği parayı ödemek zorunda kalmadan anlayamayacaklar.

Berkin Bozdoğan dedi ki...

Her ne kadar 100$'lık dizüstü, yalnızca doğrudan hükümetlere sunuluyor ve 300$'lık bilgisayarların monitörleri olmuyor olsa da, "minikom canikom" ürününün pazarlama girişimi başarılı, ürünün kendisi başarısız.

Aklıma gelenler şunlar:

- AMD, Micros~1'tan yediği Windows XP 64 Bit kazığını ne kadar çabuk unuttu da kendileriyle böylesine sıkı birlikteliklere imza atıyor? Bİldiğiniz üzere, 2003'ün Eylül sonunda AMD 64 sisteminin tanıtımı yapılmış ve Windows XP 64 bit sürümünün beta aşamasında olduğu belirtilmiştir. İki yıla yakın süren sessizlik, Intel'in EM64T komut seti destekli ürünleri duyurulduğu anda bozulmuştu.


- Sürekli GNU/Linux şöyledir, GNU/Linux böyledir diye haykırıyoruz. Tabii son kullanıcı için GNU/Linux türevlerinin en uygun olduğu yer de donanımı değişmeyen bu tür sistemler. Acaba neden şimdiye kadar böyle minik bir sistem üretilip içinde de, son kullanıcıların basitçe kullanabileceği; ama uzmanların da altını üstüne getirebileceği bir işletim sistemi yerleştirilmiyor? DÜnya çapında demiyorum, böyle bir ürün çok rahatlıkla seri üretime girebilir. Bir çok yerli firmanın yaptığı gibi, Uzak Doğu'da üretilir ve Türkiye'de satılabilir. Zamanında küçük sistemler üzerine çok kafa yorduğum zamanlarda AMD Geode, VIA C3 ve Transmeta Efficéon işlemci ve sistem yapılarını incelemiştim ve çok küçük alanlarda ev kullanıcısı yeterli derecede başarım sağlamaları mümkün. Hatta çok basit oynamalarla bu ürünlerin, örneğin sabit disk yerine Flash bellek kullanmaları bile mümkün.

- Son kullanıcıya GNU/Lİnux kullandırmak çok zor, özellikle de oradan buradan yasadışı kopya bulabiliyorlarsa... Bir de GNU/Linux türevlerinin Windoze'lardan tamamen farklı bir çalışma mantığı varken insanların kısa sürede, kendi kendilerine bu sisteme kendilerini uyarlamalarını beklemek çok zor. Bu konuda belki orta yolu bulabilecek bir başka proje daha var. Gerçi şu an alfanın da alfası; ama düşünce güzel. www.reactos.com

Güzel günler dilerim.

Ali Işıngör dedi ki...

Serdar Bey;

Evet, o çakallığın ben de farkında olduğum için yazıda sadece "Sempron 2600+ işlemcili, CD sürücülü, 100 Mbit ethernet kartlı ve Xandros 3.0 yüklü bu masaüstü bilgisayarı" dedim.

Yine de monitörsüz bu Linux sisteminin fiyatı, aynı şekilde monitörü olmayan ve üstünde sadece 533 Mhz'lik bir avuçiçi bilgisayar işlemcisi bulunan Minicom ile karşılaştırıldığında "çok ama çok ekonomik" kalıyor... Bunun dışında korsan yazılım hakkında söylediklerinize aynen katılıyorum.

Bu arada Minicom'un sitesinde en sevdiğim bölüm şu:

"Ayrıca, Minicom PIC’nin sağlam ve pervanesiz tasarımı, sistemin bakımını kolaylaştırıyor, virüs, reklam ve casus yazılımlara karşı koruma sağlıyor ve maliyetini düşürüyor."

Nasıl yani? Sistemde fan olmaması mı virüslerden koruyor sistemi? Bunlar grip mikrobu ile mi karıştırıyorlar bilgisayar virüsünü? İlahi E-kolay.net!

Ali Işıngör dedi ki...

Berkin Bey;

Reactos projesine pek sıcak bakmıyorum çünkü "binary compatible" bir işletim sistemi tasarlamak, windows ortamındaki pek çok yapısal sorunun yeni bir ortama taşınması anlamına gelecek.

Bence bunun yerine Linux'un izlemesi gereken yol, farklı bir kullanıcı deneyimine yönelik bir arayüz tasarlamak olmalı. Biraz daha somut bir şekilde söylemek gerekirse, Apple'ın MacOS X ile yürüdüğüne benzer bir yol izlemeli. Bu arada, Xandros, Kubuntu ve Pardus gibi dağıtımların o yönde bazı küçük adımlar attığını görmüyor da değilim.

Berkin Bey, yayın dünyasında bulunduğunuz için MacOs X "Tiger" ile karşılaşan birisi olduğunuzu biliyorum, onun için şu soruya vereceğiniz cevabı merak ediyorum:

"Bugüne dek Tiger'ın karşısına oturup da onu kullanmakta zorlanan ya da bu arayüzle uğraşmaktan zevk almayan bir Windows kullanıcısı gördünüz mü?"

:)

Apple'ın gittiği yer, "sezgisel" bir arayüz. Bu nedenle de Vista ve "kısmen de olsa" KDE 4.0 projelerinin tüm hedefleri Apple'ın dört yıl önce ulaştığı yere varmak...

Bu arada doğrusunu isterseniz, Linux'un başarısından biraz şüpheliyim. Bu, üç platform arasında önü en açık olan Linux'un kendisine dair değil, "onu kodlayanlara" yönelik bir şüphe...

Bu konuyu ilerde açacağım.

Berkin Bozdoğan dedi ki...

Tekrar Selamlar,

Elbette Windows'u klonlamak tam bir çözüm değil. Bunun tam ve gerçek bir çözüm olduğuna inanamayız. Diğer taraftan bu proje bir geçiş olarak düşünülebilir. Elimizde bir çok özgür Win32 uygulaması var. Bir de işletim sistemi özgür olursa, bu bizi biraz daha rahatlatır. Tabii ki sorunları kökten çözmez.

Bu Windows klonunun da önemli bir kullanıma sahip olabileceği üzerine basit bir örnek vermek isterim: Bir firma, bir çok uçbirimde kullanılacak bir yazılımı alıyor ve kullanıyor. Her yeni uçbirim eklenmesi gerektiğinde MS'a para vermek yerine klon sistem kullanılması yoluna gidilebilir. Bir de kısıtlı sistemler için daha rahat uyarlanabilecek bir Windows sistemi elde etmiş oluruz. Tabii bu işler için bir Windows klonu kullanmak yerine Linux çekirdeğinin esnekliği kullanılabilir herhalde. O kısmı beni aşar. :)

Apple'ın yaptığı arabirim, güzel ve başarılı. Özel olarak Tiger'ı karşıma pek fazla alıp uğraşamadım esasında; ama Windows olmayan bir sistemin başındayken ben dahil bir çok kişi "bunun falanca şeyi nerede?" şeklinde soru sorarak yeni ortamı tanımaya çalışıyor. Kısaca insanlar işlerini önceden yaptıkları şekillerde yapmak istiyorlar. Bir işletim sisteminde, bir kaç küçük ayar haricinde arabirimle çok kavga etmeyen birisi olsam da, örneğin kabaca söylemek gerekirse, GNU/Linux altında da Windows'da olduğu gibi sürücü veya yazılım kurabilmek isterdim. Tabii, arada mantıksal farklar var; bununla beraber benim bir kullanıcı olarak gözüme batan nokta bu.

Ali Işıngör dedi ki...

Hakaret içeren ve çarpıtmalarla dolu bir mesajı silmek zorunda kaldım.

"Bırakın Türkiye'de, dünyada Linux kaç eve girmiş ki... Ülkemizde kaç tane Linux desteği verebilecek uzman var ki? Piyasada her yönüyle Linux'u ezen Microsoft yazılımları varken, Linux tercih edilsin?" diyen bu birisi ile ne tartışabilirim ki?

Neyse, nerede kalmıştık? :)

Adsız dedi ki...

Yukarıdaki fiyat hesaplamalarının tümü yanlış.
16,99YTL 24 ayda 481,1568YTL yapar KDV. dahil.
Ayrıca yurtdışı fiyatlarında kdv. dahil değil ve o örnek verdiğiniz pc'nin ekran kartı çok düşük. RAM'den de yiyor.

Ali Işıngör dedi ki...

Sayım Anonymous,

O hesaplamada KDV oranı yüzde 27 olarak alınmıştı. Haklısınız, bunu ilk fırsatta düzelteceğim. Söylediğimden "35 YTL" daha ucuzmuş ürün :)...

İlk makinenin KDV oranlarına gelince, ABD sınırları içersindeki KDV (VAT) uygulaması bizden çok farklı. Avrupa ve Türkiye'nin aksine müşteri tipinize göre VAT'ı hiç ödemeyebilir, hatta vergi dönemi öncesinde sadece birkaç kağıdı imzalayarak "tax-deducible" alışveriş yapabilirsiniz. Bir başka deyişle, aldığınız bilgisayarı hiç nakit ödemeksizin evinize götürebilirsiniz! Amerika'daki KDV (VAT) uygulaması çok karmaşıktır, dilerseniz bunları hiç kurcalamayalım. Tablo, Minicom'un aleyhine -üstelik de haksız bir şekilde- çok daha büyür çünkü...

100 dolarlık MIT laptopunun fiyatına gelince, bunun VAT'ı yoktur ve Çin hükümetine yapılacak ilk parti teslimatta birim fiyatın daha da aşağılara, 80 dolarlara ineceği söyleniyor :)...

Bu arada, ilk örnek makinedeki 64 MB'lık paylaşımlı görüntü kartını Minicom'un Geode anakartının grafik özellikleriyle herhalde karşılaştırmıyorsunuzdur :)

Minicom'un bizim bilmediğimiz gizli bir grafik kartı mı var yoksa?

mely dedi ki...

bir minicpom mağduru olarak şunu ekleyebilirim;
minicom işletim sistemi ingilizce. ve türkçe olamıyor...
çocuğumuza aldığımız bir bilgisayar için ne zorluk, nasıl bir pazarlama yalanı anlatamam

Adsız dedi ki...

arkadaşlar bu ürünü boş yere tartışmayın.doğan online ın o dönemki yapısını çok iyi bilen birisi olarak yazıyorum bu satırları...
Şirkette doğru düzgün bir araştırma yapılmadan ortaya çıktı..tamamen tepeden inmedir..Ürün bu,
bunu satacaksınız dendi. tabi bu durumda Satış ve pazarlama departmanları yöneticileri bir hayli dumur oldular..yani ürünün pazara uygunluğu hiç araştırılmadı.Biz bunun nesini satalım deme şansları hiç olmadan inanmadan bu ürün piyasaya çıkarttılar...O müthiş reklamlar da pazarlama departmanının fikri alınmadan Serdar Erener e yaptırılmıştır...

Emrah Eşkin dedi ki...

Pazarlamadan anlamam ama bildiğim tek şey "çok ucuz", "harika bir ürün", "vazgeçemeyeceksiniz" deniliyorsa uzak durulması gerektiğidir.