Pazar, Ağustos 14, 2005

Acilen "Clark Kent"ler aranıyor!


Bamboocha çekirdek aileyle eğlenmek, dost insanlarla tanışmak, şömine ateşinin önünde keyif çatmak... Bamboocha hayata koca bir kaşıkla dalmak demek!

İyi haberimiz bu. Bendeniz, ailenizin gazetecisi, dördüncü tekil şahıs dostunuz, kalplerdeki kaymak Ali Işıngör, dün, 31 yıllık hayatının en anlamlı, en güzel işlerinden birini yaptı... Bir insanın hayatını kurtardım!

Kendimi bir "Bamboocha", gözlüklerinin arkasından her an uzaya fırlayabilecek bir "Clark Kent" yani Süpermen gibi hissetmeme neden olan olayı anlatayım. İhtiyaç sahibi 35 yaşındaki birine, neredeyse yaşıtım olan bir insana "bir ünite trombosit" vererek, onun yaşamasını sağladım. Hayat kurtarmak çok garip bir duygu, özellikle de kurtardığınız insan yaşıtınız ya da genç bir bebekse...

İsteyen bu yazıyı okumayı, burada bıraksın...

Şimdi kötü haberi veriyorum. Benim "Clark Kent"liğim sadece 24 saat sürecek! Adını dahi bilmediğim bu genç insan, bir önceki gün koskoca İstanbul'da B RH+ kan grubu trombosit sağlayacak bir "insan evladı" bulamamıştı! Dün benim iki saatimi ayırıp, bu insana verdiğim bir ünitelik trombosit, ağır bir lösemi geçiren bu insanı bir 24 saat, bilemediniz bir 48 saat daha yaşatacak...

"İnsan eti ağırdır" der eskiler. "Birisini yaşatmak için bu kadar çabaya değer mi?" diye soracak olanlar, bu kişinin kendi anne-babası, kızı ya da sevdiği insan olduğunu düşünsünler sadece... Dün bana nasıl teşekkür edeceğini bilemeyen Neriman Hanım için içerde bir ünite trombosit bekleyen kişi, onun "sevdiği erkek"ti... Yarın, sizin erkeğiniz ya da kadınınız olabilir bu kişi...

Bilmeyenlere hemen anlatayım: Trombosit, herkesin kanında bulunan ve kanda pıhtılaşmayı sağlayan madde. Bir ünite trombosit bağışlamak istediğinizde bir makineye bağlanıyorsunuz ve bir kolunuzdan alınan kan, bu hücrelerin "çok küçük bir kısmı" alınarak diğer kolunuzdan size geri veriliyor. Bir başka deyişle, vücudunuzdaki kan miktarı azalmadığı için, "kırmızı kan" bağışından sonra görülen halsizlik ve güçten düşme sorununu yaşamıyorsunuz...

Trombositler ortalama ömürleri dokuz gün süren hücreler olduğu için, insan bedeni, vücudundaki trombosit hücrelerini üç gün içinde yenileyebiliyor. Kısacası, size sadece iki saate mal olacak bir işlem bu...

Dün, 14 milyonluk bu kentin tek "Clark Kent"i bendim... Eğer siz de bu ayrıcalığı yaşamak istiyor ve kan grubunuz B RH+ ise, Neriman Hanım'ı 0537 318 21 35 numaralı telefondan arayın...

Ve bana inanın, bir yaşam kurtarmanın ve hayatta bir günlüğüne "Clark Kent" olmanın hiçbir zararı yok...



Not 1: Neriman Hanım'ın eşi, İstanbul-Cerrahpaşa'da yatıyor. Diğer kan gruplarından birine sahipseniz, yardım edebileceğiniz diğer insanların çığlıklarını buradan duyabilirsiniz...

Not 2: Trombosit verme işlemi öncesinde yapılan testler sayesinde, kanınıza dair tüm bilgilere de kavuşuyorsunuz. Örneğin ben tam bir "trombosit pınarı"ymışım. Bir insanın kanında maksimum 400 olan trombosit oranı bende 394 çıktı!

Not 3: B RH-, zor bulunan bir kan grubu... 1990 doğumlu Hilal Palabayık henüz çok genç ve onun da yaşamak için her gün bir ünite trombosite ihtiyacı var. Şanslı olduğu günler bulabiliyor, bazense hiç bulamıyormuş...

Not 4 (İki hafta sonra, 29 Ağustos Pazartesi):
Antalya Anadolu Lisesi Mezunları, Aptal, Arshiv Blog, Bengisuyum, Bildirgeç, Birabanor'un Seyir Defteri, Blog Azizk, Bu Ne Bee?, Cemshid.gen.tr, Çocuksun Sen, Deeper And Faster, Deniz Kırıcı, Dostlar Limanı, Ejderha Zamanı, Esin Perisi, Emin Akdamar, Gayya Kuyusu, Gereksiz Blog, Gölge Oyunu, Hasır Sepet, Hayvanat Bahçesi, Hey Little Girl, Hhmmmhmm, Hiç'in Azab-ı Mukaddes'i, İki İleri Bir Geri, İlintiler, İzlenimsel Betimlemeler, Journey To Blue, Jurnal, Karalamalar.net, Kriptografi Gördüm, Krizalit Kristalin, Leo Khan, Loony Bin, Manhem Blog, Metsepman, Mevsim Sepya, Molaverrahatla, MSelcuk, Mtldantoloji, Muk's World, Not Defteri, Oğuzhan, Plasticwings, Prag-matik, Psychedelic Pink, Sunipeyk, Tanrı Evrenle Zar Atmaz, Taksimetre, There Is No Silver Bullet, Selim Topaloğlu, Seyir Defterim, Vebihamdik, Yeni Dünyalar, Zırvalama Salak, 029ur, Blogkardeşliği ve Blogcu.com'cu arkadaşlar sağolsunlar, bu çağrıya bloglarında yer verdiler. Bu arada blogculardan onbirinci bağış da gelmiş! Blogger olmaktan hiç bu kadar gurur duymamıştım... Bu çağrıyı kişisel blogunda yayan tüm arkadaşlara teşekkürler...

28 yorum:

metin dedi ki...

Maalesef benim grup uymuyor ama Neriman hanımın konumunu gayet iyi bildiğim için sana bir de benden teşekkürler...

Gökçen dedi ki...

Ben de çağrıyı blogumda yayınladım, keşke kan grubum tutsaydı. Umuyorum ki bir faydamız dokunur.

Selim Topaloğlu dedi ki...

Gerçekten bu yaptığınız çok güzel birşey... Sizin yerinizde olmak ve o duyguyu tatmak isterdim. Ama benimde grubum tutmuyor.

Blogumda bahsettim bende.

Ali Işıngör dedi ki...

Selim Bey;

Artık bu iş benim olmaktan çıktı:)...

Sizin gibi destek veren blogcular sayesinde ikinci ve üçüncü bağışlar da geldi:)... Bunu da ilk defa sizinle paylaşıyorum. Eğer ortada güzel bir şey varsa, bunun gururu bu işe omuz veren herkese ait artık...

Blogların hayat kurtarmaya yarayacağını siz hayal edebilir miydiniz?

ELOY dedi ki...

http://www.hilalicin.com

Tarcin dedi ki...

Küçük bir kelimeyken kocaman cümleler kurabiliyoruz birlikte. Sevgili "Clark Kent" teşekkür ediyorum sana.Ben de bloguma koydum. Bunun ötesinde bir şeyler yapmak için kendime ARh(+) kana ihtiyac duyan herkese yardımcı olmayı öğütlüyorum. Dilerim başarırım.

bin. dedi ki...

belki diorum, boyle boyle bloggerligin "vatandas gazeteciligi" yonu agir ceker mi bigun Turkiye'de de..hani esas numara oydu ya baslarken..sonra diyorum kimsenin sosyal bi sorumlulugu yok aslinda. bu isler vicdani isler..
yine de dunyayi clark kentler, bruce wayneler peter parkerlar kurtaricak elbet, suphemiz yok.
bu minvalden, katkisi olanlarin trombositine, bloguna saglik.

cemshid dedi ki...

pek sevdiği biri lösemiyle savaşan birisi olarak söylemeliyim ki, bu trombosit denilen nane lösemi hastaları için çok önemli, öyleki trombosit seviyesine göre tedavinin o gün devam edip etmeyeceği belirlenebiliyor,..

imkanı olan herkes yardımcı olmalı elinden geldiğince, ama ufakta bir uyarı yapmalıyım..

eğer trombosit verirken (ki yaklaşık 1 saat süren bir eylem), hastane/kan korkusu gibi korkularınız varsa, kendinizi kötü hissedebilirsiniz, ve eğer kendinizi kötü hissederseniz hemşire/doktorlar trombosit verme işlemine son vermek durumunda kalır, o gün sizden trombosit almak mümkün olmaz bir daha da,.. trombosit almak için kullanılan set kişiye özel olduğundan, o da artık kullanılmaz olur, en önemlisi trombosit bekleyen hasta zor durumda kalır.. dolayısıyla fobi sahibi bünyeye sahipseniz, muhtemelen sizinle aynı kan grubuna sahip, fobi sahibi olmayan bir akrabanızı yönlendirmeniz çok daha işe yarar olacaktır..

oh evet, fobi sahibi olsanız bile, 1 saat dayanabilirseniz, sonunda hissedeceğiniz duygu herşeye değer..

kArA dedi ki...

Clark Kent olmak için Krypton' dan gelmek zorunda olmadığımızı bize gösterdiğiniz için teşekkürler.

azizk dedi ki...

blog mantığı ile gurur duymayı (ki oldukça garip bir şey)sağladığınız için hem teşekkür, hem tebrik...

ne yazık ki ben de açgözlü AB RH+ im. ama siteme koydum, umarım birilerine ulaşır...

muk dedi ki...

Bazen trombosit kriptonit dir di mi ama :) kan grubum 0 +, ama duyurmak icin elimden geleni yapiorum..Tabii bir de blogumda bahsettim..

m.

zupermen dedi ki...

Elimizden geldiğince bizde gerekeni yapacağız!

cemresu dedi ki...

biraz bakmakla ve okumakla yetinmemek haretkete geçip yardım etmek zamanı değilmi

cemresu dedi ki...

harekete gecme zamanı

Atonica dedi ki...

Ben A rh (+) vermiştim. 45 dakikadan sonra sinir bir olay çünkü kanı trombo sıvısına ayrıştıran makinenin iğnesi damarına yapışıyor. Ben o Süpermenliği 4 yıl evvel hamile bir bayana yapmıştım. Hamile olduğunu onra öğrenmem sevincimi 2 kat arttırmıştı. Çok önemli bir hadisedir zannımca. Keşke A rh (+)olsa bir dakika düşünmem...

ivriz dedi ki...

bir blogger olmaktan ilk defa bu kadar gurur duydum sevgili Ali Işıngör gibi. bizler harikayız,bunu yaptığımız için çooooook mutluyum,içim içime sığmıyor.
herkese içten teşekkürler.

lunkfu dedi ki...

blogum da da yer verdiğim bu önemli ve duyarlılık gerektiren bağış'a ben de en kısa zaman da destek vereceğim...
unutmayalım neriman hanım'ın eşinin yerinde biz veya bir yakınımızda olabilirdi...

mehterbaşı dedi ki...

ben de hediye etmiştim A(+) kanımdan. sonuç işe yaramamıştı mutlu son olmamıştı ama yine de 1 gün bile hayatta kalmasına vesile olduysam ne mutlu bana ve ne mutlu sana...

ELOY dedi ki...

sanırım kan arayanlar bunun ne kadar önemli olduğunu daha iyi anlayabiliyor. uzun süre kan aramış biri olarak 6 ayda bir mutlaka acil kan anonslarına gider.
benim kan grubum B Rh(-) lakin şu an verebilecek durumda değilim.
bir fikrim var.
yorumlar vasıtasıyla bir kan -bilgi- bankası oluşturulalım.
gruba ait acil kan çağrılarını da o kan grubuna bağlı üyelere iletelim. hatta şehir şehir.

eloy@cisday.org
B Rh(-)
izmit

gibi

Ali Işıngör dedi ki...

Sevgili Eloy;

İşin o tarafında iyi bir haberimiz yakında olacak. Blogkardeşliği yönetimi bundan sonra üyelerin kutularında aranan kanların gösterimini yapabilmek için harekete geçti.

Bildiğim kadarıyla onların önünde iki önemli sorun duruyor. Birincisi, bir takım gönüllülerin (www.blogcu.com/kanaraniyor mesela) kanbankasi.gen.tr'den sağlanacak çağrıları düzenli olarak XML'e dönüştürmesi gerekiyor. Bu aşılmayacak gibi bir sorun değil.

İkinci sorunsa, bu işin blogkardeşliği üyelerini rahatsız etmeyecek bir formata dönüştürülmesi. Plush (www.plasticwings.com) bana blogkardeşliği kutularını bloglarında döndüren kişilerin "sosyal sorumluluk" duyurularına izin verme/vermeme gibi bir seçenek sunmanın doğru olacağını düşünüyor.

Sanırım, kısa bir süre sonra, blogkardeşliği'nin iyi bir haberi olacak herkese...

deniz KIRICI dedi ki...

Bende blogumda yer verdim ve ayrıca cerrahpaşada okuyan kuzenimede haber verdim. Ellerinden geleni yapacaklar. Umarım faydalı olabilirim. Herkese duyarlılığından dolayı bende teşekkür ederim.
D.K.

dostlarlimani dedi ki...

eksi sozlukte de yer verilebilir bu duyuruya. selamlar

Ali Işıngör dedi ki...

Aslında çok iyi olur... Neriman Hanım dün yine kan bulamadı :(

Birisi bunu sağlayabilirse çok iyi olur...

Hologramy dedi ki...

Kızılaya trombosit verip diğer bir trombosit cinsi ile değiştirilebilir diye hatırlıyorum biz A verip B alıyorduk , B verip A alıyorduk kanda . Trombosit içinde geçerli olsa .

Blog olayı değil insanlık olayı olsa gerek insan olmasa blog ne işe yarar aracı amaç olarak görmeyelim.

Ali Işıngör dedi ki...

Öyle bir şey yok. Bu arada güzel Türkçeniz için size teşekkür ederim. Öznesiz, tümleçsiz ve yüklemsiz cümle kurmayı başarmanız, inanın, göz yaşartıcı... :)

asmakilit dedi ki...

Blogumda, blogcu.com câmiası olarak oluşturduğumuz,kanaranıyor blogunda,bildirgec'de ve vebihamdik'te yer alan anonsum,yetersiz kaldı.
Kendimi boş bir çuval gibi hissetmemi sağlayan herkese teşekkürler.
Bugün de bir şey yapamadım.
Neden bir işe başlarken dört elle sarılıyor,sonra onu yarı yolda bırakıveriyoruz acaba ?
Maymun iştahlılık hiç bu kadar ayağa düşmemişti...

Ali Işıngör dedi ki...

Sayın Asmakilit;

Burkina Fasa Fiso'da yaptığım bu çağrı, içinde yaşadığımız bu gürültülü dünyada küçük bir çığlık iken büyüdü ve bugünlere geldi. Demin Neriman Hanım'ı aradım ve görümcesi ile görüştüm, Duran Bey'in sağlığı giderek iyiye gidiyormuş,sanırım bu güzel haberi bu çağrıyı duyup, kendi bloglarında yer veren ve bağış yapmaya giden sizin gibi blogger'lara borçluyuz...

Duyarsızlık kısmına gelince, size katılmamak elde değil. Kimsenin ağzının tadı kaçmasın diye bu konuyu bugüne dek gündeme getirmedim, ancak bu çağrıdan sonra yükselen heyecanı doğru bir kanala akıtamadığımızı düşünüyorum.

www.blogcu.com/kanaraniyor'a çok az sayıda blogger'ın kan grubunu bildirmesi ve olumlu yaklaştıkları halde blogkardeşliğinin hâlâ "kan aranıyor" çağrılarını o küçük kutucuklara yerleştirmemiş olması gibi ayrıntılar, açıkçası benim de canımı sıkıyor.

İşin bir de anlatmadığım yönü var. Neriman Hanım'a belirlenen gün ve saatte gelmeyi söz verdikleri halde kan vermeye gitmeyenler gibi mesela...

Yine de enseyi karartmamak lazım. Ayın 11'inde tüm blogkardeşliği üyeleri toplanıyoruz. sanırım bu konu da gündeme gelecek ve neler yapabileceğimizi orada "yüz yüze" konuşacağız...

Sağlıcakla
Ali Işıngör

Ali Işıngör dedi ki...

Kendisine trombosit bulmak için çağrıda bulunduğumuz Duran Bey, geçtiğimiz salı günü ne yazık ki vefat etmiştir.

Kendisine Tanrı'dan rahmet, ailesine sabır dileriz.


Focus dergisi adına
Ali Işıngör