
Neriman Hanım'ı trombosit bağışı için arayan altı kişi var! Ne diyeceğimi bilmiyorum. En iyisi, Susam Sokağı'nın Büdü'sünün söylediği şarkıyı yüksek sesle bağırmak! :)
bazı günler ben oturup da,
altı için bir şarkı söylerim, altı
altı tuğla
düşünürüm,
bazen de altı çubuk
altı
senin iki gözün bir burnun
var,
bir elinde tam beş parmak var,
dört ayağı var iskemlenin,
altının yerini tutamaz hiiiiç,
altı
altı en güzel sayı
bazen
büdü bir sayı tut derler bana
ben hep o sayıyı tutarım
sevdiğim sayı
altı...
Şarkının orta yerinde Edi, Büdü'ye "Ama Büdü, altı hiç kimsenin sevdiği sayı değildir ki!" der. Olsun... Biz yine de altıyı seviyoruz!
Not: Bu mesajla birlikte, trombosit yazılarına son veriyorum. Hiç kimseden talep etmediğim halde, Türk bloggerlarının "duyarlılığı sayesinde" küçük bir yazı aniden bir kampanyaya dönüştü. Sadece Neriman Hanım'ın eşine değil, küçük Hilal'e de yardım ulaştırmayı başardık. Ancak, Burkinafasafiso üzerinden yürüyecek bir kampanyanın bundan sonrası için yetersiz olacağını, bunun için yeni bir yapılanmaya gitmemizin gerektiğini düşünüyorum.
Blogcu.com'dan arkadaşlar hemen "Kan Aranıyor" adıyla bir blog açtılar. İyi bir girişim olmakla beraber, bunun yeterli olacağını düşünmüyorum. Daha açık söylemek gerekirse, insanların "kan aranıyor" çağrılarını okumak için bir siteyi izleyeceğine inanmıyorum. Eğer öyle olsaydı, çoğumuzun Kanbankası sitesinden haberdar olması gerekirdi! Benim aklıma gelen ilk öneri, blogkardeşliği kutucuklarının arada sırada Kanbankası.gen.tr'de yayınlanan duyuruları da döndürmesi... Bu kutucuklar vasıtasıyla, bugün olduğu gibi 40 kadar blogda değil, 500'ü aşkın sitede döner acil yardım çağrıları. Bunun kararını elbet Blog Kardeşliği yöneticileri verecektir.
Bir "doğaçlama" şeklinde gelişen bu kampanya sırasında, gerek bloga yorum yazan gerekse de kişisel mail atan arkadaşların yazdıkları içinde, iki kişinin söyledikleri kafamı çok yordu. Bunlardan Loony Bin (gerçek adını bilmiyorum), bloggerlığın "vatandaş gazeteciliği" yönünden bahsetti... Bunun, tartışmamız gereken bir kavram olduğunu düşünüyorum.
Son olarak, bu işe omuz veren herkese teşekkür ediyorum. Hepimizin eline sağlık...








peki tartisalim.
buyrunuz, ben basladim.
topa vurmak serbest.